14 Ocak 2011 Cuma

Ötekileştirilmek

Sabah, sabah haber turu yaparken CNN Türk'te Faizsiz Finans Kuruluşlarının yayınladığı bir liste haberi tüylerimi diken diken etti.

Haddini bilmeyen bu kurumlar Helal Şirketler Listesi yayınlamış !

Şimdi içinizden ne olacak canım diyebilir. Arkadaşlar bu basit liste ticari hayattaki faaliyetleri ciddi anlamda ayrıştıracak helal olmayan şirketlerin hitap ettiği kitleyi son derece kısıtlayacaktır.

Din olgusu oynanılması en tehlikeli olgudur. Türkiye nüfusunun %90'ının müslüman olduğu idda edilen bir ülkedir. Ki muhtemelen bu istatistiki bilgide doğrudur. Düşünün %90'ı müslüman olan millette oturup Kuran'ı eline alıp Türkçesini okuyarak anlamaya çalışan insan sayısının tahminimce %20'yi geçmediği bir ülkede, dini kulaktan dolma bilgilerle, hurafelerle ya da birilerinin sözlü eğitimiyle yarım yamalak bilen bir kitle var. Bu kitlenin nüfusa oranını pek net bilmemekle birlikte çok kolay etki altında kalabilen, yine bir o kadar kolay yönlendirilebilen bir kitle olduğu hepimizce bir tespittir sanıyorum.

Bu kitleye dönüp, kardeşim diyanet işlerinin sitesinde, konu başlıklarıyla sure - sure Türkçeleştirilmiş bir kur an var, açıp oku da dinini öğren diyemezsiniz. Çünkü mealin okunmasının yanlış olduğuna inanan bir kitledir aynı zamanda bu kitle.
Üstüne birileri ortaya şeyh, şıh, bilmem ne hoca adıyla çıkıp benim yolum Allah yoludur diyerek istediği gibi yönlendirebilmektedir bu kitleyi, insanların safane ve tertemiz ALLAH inancının çatır çatır sömürüldüğü inanılmaz büyük bir kitle bu kitle.

Peki neye sebep olur bu listenin yayımlanması ? Altı üstü bir helal şirketler listesi bu ne çıkar canım dediğinizde mayına basmışsınız demektir.

Az önce bahsettiğim kitlenin %40'a yakın bir kesimi AKP politikalarına "İnadına" destek vermektedir. ve AKP ‘nin toplumun dini inançlarını temsil ettiğine inanarak destek verenlerin sayısı da neresinden baksanınz %40’ lık kitlenin yarısı kadardır yine tahminimce.

Bugün ülkemizde kendilerine kısaca MÜSİAD diyen, uzun adlarının da "Münferit İş Adamları Derneği" olduğunu söylemelerine rağmen, ticari hayatta "Müslüman İş Adamları Derneği" ismiyle anılan bir grupta memleketimiz ticari hayatının bir gerçeğidir. Bunlarda kendi içlerinde bir takım farksiyonlara ayrılmaktalar (Fetullahçilar, Nurcular, Nakşiler vs...)

İşte Müsiad insanlarımızın dini duygularını kullanarak ticaret yapmakta ve bunu da faizsiz ve helal kazanç olarak adlandırmaktalar.

Bu durum ülkeyi müslüman ve müslüman olmayan olarak ikiye bölen bir anlayışın tezahürüdür.

Üstelik bu ülkede Faizsiz Bankacılık yaptığını idda eden bir de bankalar vardır ki, faizsiz bankacılığın nasıl yapılabileceği konusunda bir bankacının dahi fikri olmadığına da eminim.

Faizli ya da faizsiz baya ciddi bir kitle hesaplarını bu bankalarda tutar. Onlarla çalışır.

Buda şu sonuca getiriyor, birileri çıkarda bu şirketler helal kazanç sağlıyor bunların verdiği ürün ya da hizmetler helaldir ey ahali derse, yazımın başından beri ne olduğunu anlatıp durduğum bu kitle ihtiyaçlarının tedarikinde diğer tüm şirketleri bir tarafa bırakacak ve bahsi geçen bu şirketlere yönelecektir.

Kısaca tercihler kısıtlanacak zaten belli bir kesim dışında, durmak üzere olan ticari hayat, helal kazanç elde etmeyen sirketler için daha da zorlaşacaktır.

Bu bölmek, toplum içinde hizip yaratmak değildir de ne dir ?

AKP hükümeti dini inançları sömürmeyi bırakarak ülkenin bekası ve geleceği için bu tür çabalara bir dur demek zorundadır artık.

Toplumu çok ciddi çizgilerle ayrıştığı günümüzde, o toplumun neredeyse yarısı ülkenin bölünmeye doğru gittiğini nefesi yettiğince haykırırken, buna kulak tıkamak toplumu yıkmak istemenin bir göstergesi olabilir ancak.

Bu gün yaşanan bir olay münferit bir olay olabilir. Ama bu münferit olayların olağan hale gelmeye başlaması, tehlike çanlarının çalmaya başlaması anlamına gelir ki, bunu göz ardı ederseniz, bu kadar ciddi ayrışmaların nelere sebep olacağını ya bilmiyorsunuz demektir, ya da varmak istediğiniz nokta o nokta demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder